18 Mart 2013 Pazartesi




YAŞAM KALİTESİNİN EN YÜKSEK OLDUĞU ÜLKE: FİNLANDİYA


"Amerika Birleşik Devletleri' nde yayımlanan Newsweek Dergisinin 2010 yılında dünya ülkeleri arasında yaptığı araştırmada Finlandiya yaşam kalitesinin en yüksek olduğu ülke oldu. Dergi, dünyada yaşanacak en iyi ülkeyi belirlemek amacıyla beş standarda baktı. Buna göre; eğitim, sağlık, yaşam kalitesi, ekonomik rekabet gücü ve siyasi durum koşulları göz önünde bulunduruldu."(www.milliyet.com.tr)

1811 yılına kadar İsveçli' lilerin egemenliği altında yaşayan Finliler, 1808 yılında Rus Çarı I. Aleksandr' ın Finlandiya' nın büyük bir kısmını işgal etmesi üzerine zaman içinde Rusya' nın egemenliği altına girer. Rusya' da yapılan 1917 devriminden sonra Finliler bağımsızlığına kavuşurlar ancak halk yoksul, ülke perişandır. Ne yapmalı, bu durumdan nasıl kurtulmalı? Ülke aydınlarının cevap aradıkları bu sorunun cevabını nasıl bulduklarını Rus vatandaşı bir rahip olan Grigory Petrov "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" adlı kitabında anlatıyor bir bir.

Kitabın Bulgarca çevirisinin önsözünde şöyle yazar: "Grigory Petrov Finlandiya' da uzun yıllar yaşadığından, Fin' lerin önceki halleriyle sonradan kurdukları yüksek uygarlığa nasıl eriştiklerini görmüş ve bu değişim ve ilerlemeyi kendine özgü sanatlı üslubuyla anlatmıştır.
Bir milletin; kamu kuruluşlarının, okullarının ve askeri kurumlarının birbiriyle iş birliği yaparak ülkeyi kalkındırmak ve yükseltmek için neler yaptıklarını açıkça göstermiştir. Dr.Bojkof"

G. Petrov'un kitabı 1920' li yıllarda yazdığını ve Finlandiya' nın bağımsızlığını Ekim 1917 devriminden sonra ilan ettiğini düşünürsek kısa sürede büyük işler başardıklarını görebiliriz. G. Petrov yaşıyor olsaydı sanırım Newsweek' in araştırma sonucuna hiç şaşırmazdı, hatta sonucu doğru tahmin ederdi.

Finlandiya' nın yaşam kalitesinin bu kadar yüksek olması tesadüfi değil; Fin halkı, ülkelerinin kalkınması için el ele yılmadan çalışmışlar ve her şeyden önce buna yürekten inanmışlar ve başarmışlar.

Bir milletin uyanışını sağlamak için, illa da kahramanlara ihtiyaç yoktur; milletin yükselmesi  için fedakarlık gösterebilecek ve başarıdan başarıya koşarken yorulmayacak kahraman ruhlara ihtiyacı vardır. O ruh halkın kendisinde zaten vardır, uyandırmayı bilmek gerekir sadece.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder