DÜNYANIN ÇATISI NEPAL'E KÜLTÜREL VE MİSTİK BİR YOLCULUK HİKAYESİ
(3)
"Kendinize ve mücadelenize şefkat gösterin. Gelişmenin ve öğrenmenin zaman aldığını hatırlayın." - Dalai Lama
"Yazmak unutmaktır" der Fernando Pessoa. Bu söz psikolojide geçerli olabilir, sosyal hayatta ise tartışılabilir. Ben ise gezip gördüğüm yerleri, güzellikleri hatırlamak ve de unutmamak için yazıyorum. Biliyorum ki, "insan hafızası" unutur! Nepal ile ilgili olarak yazdığım yazılarımın bu dördüncüsü olacak. Nepal'in doğal güzellikleri ve kültürü, yazmakla, anlatmakla bitmez ki...
Lord Buddha'nın Doğum Yeri; Lumbini Köyü:
Nepal'deki Lumbini köyü, Lord Gautama Buddha'nın doğum yeri olduğuna inanılan ve önemli bir manevi destinasyondur. Budizm'in Nepal'in kültürel ve manevi mirası üzerindeki derin etkisini yansıtır. UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak belirlenen bu köye gidemedik. Çünkü programda yoktu.
Budizm, özünde bir felsefe olarak doğmuş, sonrasında din(inanç) haline dönüşmüştür. Ya da belki de Guatama'nın kendisinin söylediği gibi Budizm, din ile felsefe arasında orta bir yoldur. Budizm inancına göre Buda aslında bir isim değil, bir lakaptır. Ermişlere söylenen bu lakabın aslı, Budizm'in kurucusu olarak bilinen Lord Buddha'dır. Rivayete göre, Lord Buddha, Nepal'in Lumbini köyünde Shakya hanedanı Siddharta Gautam'ın prensi olarak M.Ö. 623 yılında dünyaya geldi. Bugün bu köydeki Maya Devi Tapınağı, dünyadaki tüm Budistler tarafından hac yeri olarak kabul ediliyor. Maya Devi Tapınağı'nın içerisinde, arkeolojik kazılarla bulunan ve belirlenen "doğum işaret taşı" (marker stone) bulunmaktadır.
Buddha, bir incir ağacının (Bodhi ağacı, "uyanış ağacı") altında tefekkür halinde otururken dini ve felsefi düşüncesinin temelini oluşturan içgörüye ulaştı. Altı yıllık meditasyondan sonra aydınlanma durumuna ulaştığına inanıyordu. Hayatının geri kalanını gezici bir eğitmen olarak geçirdi, fikielerine adanmış bir manastır düzeni kurdu.
Budizm:
M.Ö. 6. yüzyılda dünya çapında birçok uygarlıkta entelektüel faaliyetin geliştiği görülmüştür. Yunanistan'da bu dönemde ilk filozoflar, Çin'de bilgeler Lao Tzu ve Konfüçyüs ortaya çıktı. Hindistan'ın kuzeyinde ise Siddharta Gautama Buddha, hakim vedik eğilimlerden kopan dini bir gelenek kurdu.
Budizm, vurguyu geleneksel tanrılara tapınmaktan bireysel ruhsal gelişim ve anlayışa kaydırarak yaşama acıdan, amansız ölüm ve yeniden doğuş döngüsünden kurtuluşu getirebilecek bir yaklaşımı savunmuştur.
Aydınlanma sözcüğü Budizm'de birkaç farklı kavramın çevirisi olarak kullanılmasının yanında, "uyanış" vaya "anlayış" anlamına gelen bodhinin bir çevirisidir.
Budizm'in en eski dalı ve muhtemelen en eski geleneğe en yakın olanı "Yaşlıların Okulu" anlamına gelen Theravada'dır. Theravada tapınakları genellikle görkemli bir şakilde dekaore edilmiş ve Buda'nın görkemli bir figür olarak resmedildiği tasvirler bulunur. Günümüzde Budistlerin yakalaşık üçte biri Theravada Budizmi'nin mensuplarıdır. Theravada Budizmi'nde champaca ağacının 14. Buda tarafından aydınlanmaya veya Bodhi'ye ulaşmak için kullanılan ağaç olduğu söylenir. Tibet Budizmi'ne göre, bir sonraki çağın Buda'sı champaca ağacının beyaz çiçek örtüsünün altında aydınlanmayı bulacaktır.
Ayrıca Budizm'in; Mahayana (Büyük Araç) Budizm'i, Vajrayana (Elmas Yolu) Budizm'i ve Zen Budizm'i olmak üzere kolları da vardır. Batı'da en çok bilinen şekli Zen Budizmi'dir. Meditasyonla aydınlanmaya, gerçek bir anlayışa ulaşmaya teşvik eder.
Budizm İle Tibet Budizm'i Arasındaki Fark Nedir?
Tibet Budizm'i, Budizm'in Mahayana ve Vajrayana (Tantrik/Ezoterik) geleneklerini birleştiren, ritüeller ve Lama (öğretmen) odaklı özel bir koludur. temel fark, Tibet Budizmi'nin daha karmaşık ayinler ve hızlı aydınlanma yöntemleri içermesi, Budizm'in ise daha geniş disiplinleri kapsamasıdır.
Tibet Budizmi'nde "Lama" adlı öğretmenlere büyük önem verilir. Bu nedenle bazen Lamacılık da denir. En yüksek ruhani lider Dalay Lama'dır. Ölen bir Dalay Lama'nın ruhunun yeni bir çocukta reenkarne olduğuna (Tulku sistemi) inanılır. (*)
Tibet Budizmi'ni anlatan "Tibet'te Yedi Yıl" filmini izlememişseniz, izlemenizi öneririm. Filmin konusu şöyle: Avusturyalı dağcı Heinrich Harrer'in biyografisinden yola çıkılarak 1997 yılında, Fransız yönetmen Jean-Jacques Annaud tarafından çekilen film, 1939 yılında Himalayalar'da bulunan Nanga Parbat zirvesine tırmanmaya çalışırken İngilizlere esir düşen ve kaçarak Tibet'e ulaşan Harrer ve arkadaşının hikayesini anlatıyor. Film süresince 14 yaşındaki yeni Dalay Lama ile dostluk kuran Harrer'in kişisel gelişimi de gözler önüne seriliyor. Filmin gösterime girmesinin ardından Çin Hükümeti başrol oyuncusu Brad Pitt'in Çin'e girmesini yasaklamıştır. Bildiğiniz üzere, Tibet, Çin'e bağlı özerk bir bölgedir.
Stupa:
Budizm'de Buda'nın veya önemli Budist rahiplerin kutsal emanetlerinin (röliklerinin) saklandığı, genellikle yarım küre şeklinde kubbeli ve höyük benzeri kutsal yapılardır. Temel amacı Buda'nın şanını yüceltmek ve Budist öğretilerini anmak olan bu yapılar oldukça sade dekorasyona sahiptir. Ayakkabılarını çıkaran herkese açıktır. Katmandu Vadisi'nde bulunan Swayambhunath Stupa (Maymun Tapınağı) ile Boudhanath Tapınağı en ünlüleridir.
Asura Mağarası:
Asura mağarasına üç yüz elli merdiven basamağı tırmanarak vardık. Bu mağara, Budizm'in Tibet'e yayılmasını sağlayan büyük tantrik usta Padmasambhava'nın (Guru Rinpoche) meditasyon yaptığı yerdir. Tibetli Budistler için Tibet dışındaki en kutsal yerlerden biridir ve önemli bir hac merkezidir.
Mağaranın girişinde, kayanın üzerinde Padmasambhava'nın el izinin olduğuna inanılan bir iz bulunur. Bu ize dokundum ve el izi olduğuna inandım, çünkü izle parmaklarım bire bir uyumlandı. El izi altın varakla kaplanmış gibiydi. Ayakkabılarımı çıkarıp mağaranın içine girdiğimde sol tarafta yerde oturmuş iki rahibin kutsal metinlerden hiç durmaksızın ilahiler ve mantralar okuduğunu gördüm. Mağaranın tepesindeki küçük bir delikten gün ışığı sızıyordu. Ama yine de ritüellerin yapıldığı kayalara mumlar dikilmiş ve mağara içi mumla aydınlatılmıştı. Ritüellerin bir parçası olarak kayalara altın varak yapıştırma veya diğer adaklar sunma uygulaması yaygın olduğundan mağaranın içi adaklarla doluydu.
Swayambhunath (Maymun) Tapınağı:
Katmandu'nun batısında bulunan bir tepenin üzerinde yer alan antik bir dini komplekstir. Yaygın olarak, bölgede yaşayan çok sayıdaki maymun nedeniyle "Maymun Tapınağı" olarak bilinir. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu alan, hem Budistler hem de Hindular için kutsal bir hac merkezidir. "Kendiliğinden var olan" anlamına gelen Swayambhunath, Katmandu vadisinin en eski ve en önemli stupalarından biridir.
Dünyanın En Büyük Stupalarından Biri; Boudhanath Stupası:
Yaygın adıyla Bodnath Stupası'nda bir ayine denk geldik. Stupanın çevresinde alışveriş için dükkanlar ve kafeler var. Genişçe meydanının özelliği ise çok sayıda Tibetlinin burada yaşıyor olmasıdır. 1955'li yıllarda Çin'in Tibet'i işgal etmesi nedeniyle birçok Tibetli, Himalayalar'ı aşarak Katmandu'ya gelmiş ve bu meydana sığınmışlar. Meydanda satış yapan esnafın çoğu Tibetli ve Tibet ürünlerini satıyorlar. Tibetli göçmenlere yardım olsun diye epey bir incik-boncuk aldık.
Budnath Stupası'nda yer alan Dharma Çarkı (Dharmachakra): Budizm'in temel öğretilerini ve evrensel yasayı temsil eder.
Geyikler: Buddha'nın aydınlandıktan sonra Hindistan'daki Geyik Parkı'nda (Sarnath) gerçekleştirdiği ilk vaazını simgeler. Figürlerdeki geyiklerin pür dikkat dinler pozisyonda olması, bu kutsal öğretinin huzurlu doğasını ve hayvanların bile bu bilgiye olan ilgisini vurgular.
Kailash Dağı (Kutsal) Dağ:
Himalayan Stories'ten alıntıdır.Budizm ve Tibet Budizmi'nden bahsetmişken Tibet'te bulunan ve Budistler için kutsal kabul edilen Kailash Dağı'ndan da söz etmeliyim. Bu dağı görmek için Tibet'e gitmek gerekiyor.
Kailash Dağı, Tibet Budizmi'nde neşe ve mutluluğu simgeleyen tanrı Chakrasamvara'un meskeni kabul edildiği için kutsaldır. Ayrıca evrenin merkezi (Meru Dağı) olduğuna inanılır ve tantrik Budizm'in kurucusu Padmasambhava ile ilişkilendirilir. Dağ, Tibetliler için ölümsüzlük simgesidir ve çevresinde kutsal yürüyüş (kora) yapılır. Kailash Dağı, Hinduizm (Shiva'nın evi), Jainizm ve Bön dinleri için de kutsal olup, tırmanılması yasak bir hac merkezidir.
Himalayan Stories'ten alıntıdır.Budistlar için Katmandu'daki üç stupa grubu (Swyambhunath, Boudhanath ve Namobuddha), eski zamanlardan beri mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir hac yeri olmuştur.
Nepal gezim sırasında gezip gördüklerimi dört yazı halinde sizlerle paylaştım. Nepal'de yaygın olan Hinduizm ve Budizm dinleri hakkında rehberden dinlediklerimi, İnternet ve "Din" kitabından edindiğim bilgilerle bağdaştırıp yazdım. Farkına vardım ki, tek tanrılı dinler olsun, Vedik dinler olsun, Budizm olsun, hepsinde kutsal kabul edilen hac merkezleri mevcuttu. Dolayısıyla tüm dinlerin ortak noktası olan "Hac" ve "Hac Yolculuğu" nun nedenini, okuduğum "Yürümenin Felsefesi" adlı kitaptan kısaca aktarmak isterim.
"Bütün hac yolculuklarının ardında bir ütopya ve mit bulunur: yenilenme miti ve mevcudiyet ütopyası.
...............................
İnsanın kendi içinde yaşadığı dönüşüm, hacılığın mistik ideali olmaya devam ediyor; yolculuktan değişmiş olarak dönmeyi umut etmek. Kutsal mekanların yakınlarında çoğunlukla arınmayı sağlayan bir kaynak, bir akarsu veya bir nehir vardır; hacılar temizlenmek, kendilerinden arınmak adına suya girerler. Hinduların her yıl Ganj Nehri'nde yıkanmaları en bilindik örneklerden biridir. Yürüyerek yeniden doğma ütopyasına verebileceğim örnekse, Tibet'teki Kailash Dağı'na yapılan hac yolculuğudur.
İnanan kişi kendisine bahşedilen bir iyilik için (huzura ermiş bir hayat, Tanrı vergisi bir yetenek, sağlığa kavuşmak), Tanrı'ya şükretmek adına da hac yolculuğuna çıkabilirdi. Nitekim Descardes kişisel aydınlanmasının ardından Paris'teki Notre Dame de Lorette'e hac yolculuğu yapmıştı. Binlerce mütevazi inanan da kendileri ve yakınlarına dua etmek ve gerçekleşen dilekleri için Tanrı'ya şükürlerini sunmak amacıyla en yakınındaki kutsal mekana giderdi." (**)
İyi ki gidip gördüm dediğim, değişik din ve kültürleri tanıdığım bir yer oldu Nepal. Nepal'e gitmeyi düşünenlere üç uyarım olacak naçizane; 1- Katmandu Tribhuvan Uluslararası Havalimanı'nda valizlerimiz X-Ray'den geçmesine rağmen açılmıştı. Benim valizimde eksik yoktu ama fazlalık vardı! Yani, benim fazlalığım, bir diğerinin eksikliğiydi. Mutlaka şifre kilitli valizle gidin.
2- Katmandu'da çok sayıda sokak satıcıları mevcut. Onlarla göz göze gelmeyin ve iletişim kurmayın. Aksi takdirde geziniz boyunca yanınızdan ayrılmazlar, ta ki siz onun size satmaya çalıştığı eşyayı alıncaya dek.
3- "Hızlı ve hafif bir şekilde seyahat etmek istiyorsan, bütün düşmanlıklarını, kıskançlıklarını, bencillik ve korkularını geride bırakıp yola hafif bir şekilde çıkmalısın." - Cesare Pavese
Yararlandığım Kaynaklar:
- AI Bakışı
- (*Marcus Weeks, Dakikalar İçinde DİN Dünyanın Köklü İnançlarına Dair 200 Temel Kavram. Kronik Kitap.
- (**) Frederic Gros, Yürümenin Felsefesi. 23. Baskı.Kolektif. Kitap. Türkçesi: Albina Ulutaşlı.





























































