KLASİK KÜRT EDEBİYATININ YUNUS EMRE'Sİ OLARAK KABUL EDİLEN FEQİYE TEYRAN KİMDİR?
Feqiye Teyran tabiatın anlatıcısıdır. Bu yüzdendir ki ona kuşların sultanı, padişahı, kralı denmez de öğrencisi denir. Kuşlarla konuştuğu söylenir. Onların dilinden onlara seslenirmiş. Onlara şiirler yazmış, onlarla kendini bir tutmuştur. Derler ki şu Küre-i Arz'da kuşların diline vakıf olmuş bir Hz. Süleyman vardır. Bir de Feqiye Teyran...
Müküs beylerinden birinin oğlu olmasına rağmen beyliği reddederek ömrünü tasvvufa, ilme ve doğaya adamıştır. Eserlerinde ağırlıklı olarak ilahi aşk, doğa sevgisi, insanlık ve hoşgörü işlenmiştir. Şiirleri hem yazılı hem de sözlü gelenekle günümüze ulaşmıştır. Önemli eserleri; Bersisa (Ünlü Papaz Hikayesi), Qevla Hespe Reş (Kara Altın Öyküsü) ve halk hikayesi formatında Şexe Senan'dır. (bahcesaray.gov.tr)
Bahçesaray (Müküs) ilçesine gitmeden önce Feqiye Teyran adını "Ay Dilbere" türküsünü dinlerken duymuştum. Türkünün hikayesini de Feqiye Teyran'ın türbesinde rehberimiz anlattı. Derler ki, aşık olduğu beyin kızına kavuşamayan Teyran, kendisini ilahi aşka ve doğa aşkına adamış.
Efsanevi Aşkın Hikayesi
Bir gün Feqiye Teyran dere kenarında balık tutarken güzel bir kızın ellerini görür. Kısa bir süre sonra, dönemin beyinin (Mir) evine yemek almaya gittiğinde kapıyı açan Mir'in kizi Sinem'i görür ve dere kenarında gördüğü ellerin sahibini hemen tanır ve Sinem'e sırılsıklam aşık olur. Sinem'de kapıda gördüğü Feqi Teyran'a sevdalanır. Aşkları karşılıklıdır. Ancak Mir'den kızını isteyen Feqiye Teyran yoksul bir medrese öğrencisidir ve Mir kızını ona vermek istemez. Bunun üzerine Mir'in kızı Sinem, aşkından hastalanıp yatağa düşer. Kızının hasta yatağında gittikçe eridiğini gören Mir, Feqiye Teyran'ı çağırtır ve kızıyla evlenebilmesi için önüne imkansız bir şart koşar. Şartı şudur: "Düğün günü kızımın yüzünü örtmem için Mısır'dan Fistana Mirari'yi getirirsen Sinem'i sana veririm. O dönemde sadece Mısır'da bulunan ve paha biçilemeyen özel bir kumaştır Fistana Mirari.
Feqiye sevdiğine kavuşmak için diyar diyar gezer, çölleri aşar. Efsaneye göre bu uzun ve meşakkatli yolculuğu sırasında kuşlarla dost olur, onlardan ayrılmadığı için Feqiye Teyran "Kuşların Öğrencisi" mahlasını alır. Ancak Feqiye geri döndüğünde çok geçtir. Ayrılığa dayanamayan Sinem, kahrından ölmüştür.
Feqiye Teyran'ın en çok bilinen şiiri, sevdiğinin ölümünden sonra yazdığı "Ay Dibere" adlı şiiridir. Ve bu şiir türkü olarak söylenmekte olup, 400 yıldır halk arasında dilden dile dolaşmaktadır. Benim de severek dinlediğim bir türküdür.
Yaşar Kemal, Karıncanın Su İçtiği adlı romanında Feqiye Teyran'ın kuşlarla muhabbetini sihirli sözcüklerle anlatır. Ve de ölümünü.
1640 yılında Bahçesaray'da vefat eden Feqiye Teyran'ın türbesi, Kartal (Verezuz) köyündedir. Bahçesaray'a 15 km mesafede olan türbeye ana yoldan aşağıya doğru dik merdivenlerle iniliyor. Türbenin çevresi yeşillik ve ağaçlarla çevrili. Dolayısıyla şairin konuştuğu kuşların sesini dinlemek mümkün burada. Herkes yukarı çıktıktan sonra "Feqiye Teyran Yolu" denilen ve Feqiye Teyran'ın şiirinden dizelerin yer aldığı yolun kıyısında oturup bir süre sessizlikte kuşların cıvıltısını dinledim. Yeşillikler arasında, sessizlikte yankılanan kuş sesleri çok huzur vericiydi.





















































