24 Nisan 2017 Pazartesi



BİR DOĞA MUCİZESİ: GÜNGÖRMEZ SUYU





Petrol zengini Birleşik Arap Emirlikleri,  paralar akıtarak çölde dağlar yapmayı planlıyor, okyanusta adalar (Palmiye Adaları) inşa ediyor, susuzluktan çatlayan bir avuç toprağı kaybetmemek için, deniz suyunu arıtarak tatlı suya çeviriyor. Bunları yapmalarının tek nedeni iklimsel sorunları çözmek ya da coğrafik yapılarını değiştirmek midir? Sanmıyorum, çünkü "Dubai ekonomisi tarihsel olarak petrol sanayisi üzerine kurulmuş olsa da, Emirlik batı tipi işletmecilik usulleriyle yürüttüğü turizm, havayolları, gayrımenkul işlemleri ve mali hizmetler alanında önemli gelir kalemlerini oluşturmuştur. Bugün, Dubai Ortadoğu ve Basra Körfezi bölgesinde sürekli gelişen dünya çapında bir kent olarak ticari ve kültürel bir merkez, kozmopolit bir metropol kentidir. Aynı zamanda yolcu ve kargo taşımacılık merkezlerinden birisidir."*  Oysa ülkemiz dünya coğrafyasının en güzel yerlerinden biri üzerinde yer almakta. Fazla bir çaba sarfetmeden turistleri (ekonomik yönden düşünürsek) bu güzellikleri görmeye davet edebiliriz. Tek yapmamız gereken bu güzellikleri korumayı başarabilmek ve güzel ülkemizin tanıtımını layıkıyla yapabilmek.

İşte bugün ülkemizin pek duyulmayan, tanınmayan güzelliklerinden birini tanıtacağım. Dünyada bir eşinin olup olmadığı bilinmeyen, doğa mucizesi bir yeri; Artvin' in Yusufeli İlçesi Tekkale köyü yaylasında bulunan "Güngörmez Suyu"nu.


Güngörmez suyu aynı adı taşıyan 3523 metre yükseklikteki Güngörmez Dağı' nın eteklerinde adına yaraşır bir şekilde gün doğumunda suları kesilen, gün batımında ve geceleri suları çağıldayarak akan bir su. Suyu görmek için 1500 metre tırmanmak gerekiyor. Ulaşım zorluğu, bu suyun tanıtımını büyük ölçüde engellemektedir. Güngörmez suyunun gizi, bugüne kadar çözülemedi. Bu nedenle halk tarafından bu su kutlu sayılmakta, söylenceleri dilden dile dolaşmaktadır.


08haber.com da yazan Sami Özçelik, Güngörmez Suyu' nu değişik boyutlarıyla ele almaya ve bilimsel yönünü de araştırmaya çalıştıklarını söyleyerek şöyle devam ediyor yazısına: "Bilineceği gibi ülkemizde sadece Ağrı, Erciyes ve Kaçkar dağlarında toprak altında kalan buzul kütleleri (morenler) var. Kaçkar' ların eteğindeki Güngörmez suyunun da görünmeyen buzul kütleleriyle ilgili olabileceği kanısına vardık.


Bu konunun uzmanı akademisyenler de, dünya literatürüne geçmiş buna benzer bir yerin olmadığını, bu ilginç olayın jeofizikçilerin incelemesinden sonra ancak aydınlanabileceğini bildirdiler. Doğu Karadeniz dağlarındaki buzul kütlelerinin (morelerin) ısı değişimleriyle buzların bir süre çözülüp tekrar donacağından, böylece suyun bazen kesilip bazen akabileceğinden söz ettiler.


Güngörmez Suyu' nun bilimsel açıdan da incelendikten sonra tanıtılması, turizm açısından ilimize artı bir değer kazandıracak, belki de literatüre geçip yöremizin dünyaya açılan yeni bir penceresi olacaktır. Güngörmez Suyu' nu artık bundan böyle meraklıları istediklerinde görebilecekler. Bunun için özellikle Haziran - Temmuz ve Ağustos aylarını tercih etmelerini, bu suya gelirken gerekli teçhizat ve iyi bir rehber almalarını öneriyoruz. Özellikle sabaha karşı suyun kesilme anını da görebilmeleri için burada konaklamaları gerekmektedir. Suyun çok yakınında Tekkale Köyü yaylaları bulunmaktadır."


Mary Davis'in dediği gibi; "Doğada yürümek binlerce mucizeye tanık olmaktır." Mucizelere tanıklık etmek için haydi doğaya...





*tr.wikipedia.org

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder