Paul Robeson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paul Robeson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2017 Cumartesi




ÖLÜMÜNÜN 54. YILDÖNÜMÜNDE NAZIM HİKMET'İ ANMAK
(15 Ocak 1902 - 3 Haziran 1963)



Dünya Barış Konseyi 22 Kasım 1950'de Nazım Hikmet'i, Pablo Picasso, Paul Robeson, Wanda Jakubowska ve Pablo Neruda ile birlikte Uluslararası Barış Ödülü'ne layık gördü. Nazım Hikmet törene katılamadı ve ödülünü Neruda aldı. Neruda'nın, Nazım'ın ölümünden sonra yazdığı şiirle Nazım'ı ölüm yıldönümünde  saygıyla anıyorum.


Neden öldün Nazım? Senin türkülerinden yoksun ne yapacağız şimdi?

Senin bizi karşılarkenki gülümseyişin gibi bir pınar bulabilecek miyiz bir daha?

Senin gururundan, sert sevecenliğinden yoksun ne yapacağız?

Bakışın gibi bir bakışı nereden bulmalı, ateşle suyun birleştiği

Gerçeğe çağıran, acıyla ve gözüpek bir sevinçle dolu?

Kardeşim benim, nice yeni duygular, düşünceler kazandırdın bana

Denizden esen acı rüzgar katsaydı önüne onları

Bulutlar gibi, yaprak gibi uçarlar

Düşerlerdi orada, uzakta.

Yaşarken kendine seçtiğin

Ve ölüm sonrasında seni kucaklayan toprağa.

Sana Şili'nin kış krizantemlerinden bir demet sunuyorum

Ve soğuk ay ışığını güney denizleri üzerinde parıldayan

Halkların kavgasını ve kavgamı benim

Ve boğuk uğultusunu acılı davulların, kendi yurdundan...

Kardeşim benim, adanmış asker, dünyada nasıl da yalnızım sensiz.

Senin çiçek açmış bir kiraz ağacına benzeyen yüzünden yoksun

dostluğumuzdan, bana ekmek olan, rahmet gibi susuzluğumu gideren ve kanıma güç katan

Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle

Kuyu gibi kapkara zindanlardan

Canavarlıkların, zorbalıkların, acıların kuyuları

Ellerinde izi vardı eziyetlerin

Hınç oklarını aradım gözlerinde

Oysa sen parıldayan bir yürekle geldin

Yaralar ve ışıklar içinde.

Şimdi ben ne yapayım? Nasıl tanımlanır

Senin her yerden derlediğin çiçekler olmaksızın bu dünya

Nasıl dövüşülür senden örnek almaksızın,

Senin halksal bilgeliğinden ve yüce şair onurundan yoksun?

Teşekkürler, böyle olduğun için!

Teşekkürler o ateş için

Türkülerinle tutuşturduğun, sonsuzca.

Pablo Neruda
Şiir, (listelist.com) dan alındı.


"Pablo Neruda, 5 Ağustos 1951' de 3. Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali açılışına katılmak üzere gittiği Berlin'de tanıştı Nazım Hikmet'le. Aralarında büyük bir dostluk oluştu. Dostlukları Moskova ve Çekoslovakya'da da sürdü ve Hikmet, Neruda'ya 3. ve son eşi olacak olan Matilde Urritia'yı tanıştırdı. Bir uçak seyahati sırasında kendisine Nazım Hikmet'i soran bir gazeteciye, "Onun yanında biz şair bile olamayız" diye cevap verdi. Neruda, "can yoldaşım" dediği Nazım için hem ölümünden önce hem de ölümünden sonra şiirler yazdı."
(akşam.com.tr)



Nazım'la beraber "Uluslararası Barış Ödülü"ne layık görülen Paul Robeson için Nazım'ın yazdığı şiir; "Kartal Kanatlı Kanarya" yı okumak için linki tıklayınız:
http://sahriye.blogspot.com.tr/2016/11/nazim-hikmet-in-kartal-kanatli.html


Aragon, Neruda ve Sartre'ın Nazım'ın ardından söyledikleri. Okumak için linki tıklayınız:









25 Kasım 2016 Cuma




NAZIM HİKMET' İN KARTAL KANATLI KANARYASI:

PAUL ROBESON





Nazım Hikmet hayranları bilirler; 1949 yılında Bursa Cezaevinde yatarken sağcı fanatiklerce linç edilmek istenen Paul Robeson için "Korku" şiirini yazdığını ve bu şiirle daha sonra Picasso ve Neruda ile birlikte Uluslararası Barış Ödülü' ne değer görüldüğünü. Önce, bu şiiri okuyalım. Ardından da şiirde adı geçen Robeson kimdir, onu tanıyalım. Ne dersiniz?


KORKU

Bize türkülerimizi söyletmiyorlar Robson
                                                         inci dişli zenci kardeşim
                                            Kartal kanatlı kanaryam
Türkülerimizi söyletmiyorlar bize.
Korkuyorlar Robson
Şafaktan korkuyorlar,
Görmekten, duymaktan, dokunmaktan korkuyorlar.
Yağmurda çırçıplak yıkanır gibi ağlamaktan,
sımsıkı bir ayvayı dişler gibi gülmekten korkuyorlar.
Sevmekten korkuyorlar, bizim Ferhad gibi sevmekten
(Sizin de bir Ferhadınız vardır, elbet Robson, adı ne?)
Tohumdan ve topraktan korkuyorlar,
akan sudan ve hatırlamaktan korkuyorlar.
Ne iskonto, ne komisyon, ne vade isteyen bir dost eli
sıcak bir kuş gibi gelip konmamış ki avuçlarının içine.
Ümitten korkuyorlar Robson, ümitten korkuyorlar, ümitten.
Korkuyorlar kartal kanatlı kanaryam
Türkülerimizden korkuyorlar.


Paul Robeson, 9 Nisan 1898' de Princeton' da doğdu.

Köle kökenli bir ailenin çocuğu olarak doğan Robeson, yoksullukla geçen çocukluk yıllarında ilkokuldayken ırkçılıkla karşılaştı.

Okuldaki iki zenci çocuktan biriydi. Kuvvetli yapısı ve çalışkan olması nedeniyle ırkçı davranışlara direnerek okulunu başarıyla bitirdi.

ABD tarihinde o zamana kadar hiçkimseye verilmeyen "Onurlu aile" belgesi aldı. 

Paul, fiziksel yatkınlığı nedeniyle okul takımına seçildi. Daha sonra atletizm ve Amerikan futbolunun önemli isimlerinden biri oldu.

İlerleyen yıllarda Colombia Üniversitesi Hukuk Fakültesi' ne girerek mezun oldu. Baroya kabul edilen ilk zenci avukat Paul Robeson' dur.

Irkçılıkla mücadelesini sürdüren Robeson, okul yıllarında ilgi duyduğu tiyatro için avukatlığı bıraktı.

Müzikal koroya girdi 1921 yılında New York şehir hastanesinin tek zenci kadın kimyageri Cardozo Goode ile evlendi. Aynı yıl kendi müzik grubunu kurdu.

Bir yandan Ku Klux Klan tehditleri almaya devam eden Paul Robeson, yeniden oyunculuğa dönerek birçok oyun ve filmde rol aldı. Shakespeare' ın Otello' sunda oynayan ilk zenci oldu.




1931 yılında Londra' ya yerleşti. 1932' de ilk eşinden ayrılarak beyaz bir kadınla evlendi. 1933 yılından itibaren sinema filmlerinde başarılı roller oynadı. 

1934' te Sovyetler Birliği' ni ziyaret eden sanatçı, sosyalizmden etkilenerek bu doğrultuda çalışmalar yaptı.

1939 yılında ABD' ne döndü. İnsan hakları, yoksullukla mücadele, ırkçılık gibi konularda sert konferanslar verdi. 4 Eylül 1949 tarihinde Newyork' un Prekskill kentinde şarkıcılığa veda konseri sırasında Ku Klux Klan saldırısında linç edilmekten son anda kurtarıldı. 

Afrika Halkları Konseyi başkanı seçildi. Paul Robeson, Nazım Hikmet' in serbest bırakılması için dünya çapında kampanya başlatarak, şairin "balık tuttum yiyen ölür / elimize değen ölür / bu gemi bir kara tabut / lumbarından giren ölür" şiiri ile birlikte dört şiirini besteledi.

Yaşadığı dönem düşünülecek olursa birçok ilklere imza atan mücadeleci Paul Robeson, 1976 yılında geçirdiği bir felcin ardından Philadelphia' da yaşamını yitirdi.


Ödülleri

-1944 Donaldson Ödülü

-1950 Dünya Barış Konseyi, Uluslararası Barış Ödülü

-1952 Stalin Barış Ödülü

-1998 Grammy Ödülü






Kaynaklar: İlhami Soysal - 20. Yüzyıl Türk Şiiri Antolojisi.
wikipedia.org ve diğer.