Ahmet Haşim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmet Haşim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2022 Salı

 



KARANFİLLİ ŞİİRLERDEN DİZELER




Benim güzel yabani karanfillerim. İlkbaharda çekmiş olduğum fotoğraflarına bakmaya kıyamıyorum. Güzellikleridir ki, edebiyatımızda hep güllerle yarıştırılmışlardır. Gül, sümbül, bülbül adları daha çok "Divan Edebiyatında", karanfil ise genellikle "Cumhuriyet Dönemi" şairlerinin şiirlerinde yer bulmuştur.

Ahmet Haşim "Karanfil" adlı şiirine;

"Yarin dudağından getirilmiş

Bir katre alevdir bu karanfil..." diye başlar.

Melih Cevdet Anday "Anı" adlı şiirinde:

"Bir çift güvercin havalansa

Yanık yanık koksa karanfil" diye seslenir Rosenberglerin anısına.

Edip Cansever'in "Yerçekimli Karanfil" adlı şiirinde geçen; "Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi..." dizesini ezbere bilmeyen var mı?

Ya Ahmed Arif'in "Karanfil kokuyor cigaram" diyerek dağlarına bahar gelmiş olan memleketine özlemini karanfil üzerinden anlattığı o ünlü şiirinden haberiniz var mı?

Nazım'ın sevdiğine mor menekşe almak için ayırdığı parasını karnı aç olan dostlarının karnını doyurmak için harcadığını anlatan şiiri gibi, Ataol Behramoğlu da "Mozart, Mayakovski, Peynir, Ekmek, Karanfil Vs.." adlı şiirinde, cebindeki son bozukluklarını, sevdiğine koşarken aldığı karanfillere yatırıyor:

"Yine de koşarken

Bir karanfil almayı unutmam sana

Akşamüstü otobüste

Akrobatik hareketlerle

Kurtarırım ezilmekten

Cebimdeki son bozuklukları

Yatırdığım karanfili

Seni

Kan ter içinde kucaklarım"

Ve karanfilli şiirlere son noktayı "Karanfil" adlı şiirinde , Ahmet Haşim'e de bir gönderme yapan Nurullah Genç'in dizeleri koysun...

"Beyaz bir buluttan bir gün ansızın..

Bir karanfil düştü parmaklarıma.

Gözlerine kuşlar doldu bir kızın

Elleri karıştı ırmaklarıma..

Islak bir yürektir bende bende karanfil

Ruhum, kokusunun dilencisidir..

Haşim, bu bir alev damlası değil

Büyük yangınların habercisidir.."




Fotoğraflar tarafımdan çekilmiştir(Yabani karanfiller).



11 Şubat 2013 Pazartesi




ZAFER  İÇİN
"Eğer hala rahatlıkla ve kan akıtmadan alabileceğin hakkın için mücadele etmiyorsan; zaferden emin olduğun ve çok fazla bedel ödemeyeceğin savaşa girmiyorsan; mücadele etmek, savaşmak zorunda olduğun an, tüm bahisler senden yana değilken, gelir sana ve bu kez hayatta kalacağın bile şüphelidir. Elbette daha kötüsü de vardır. Hiçbir zafer umudu yokken de mücadele etmek, savaşmak zorunda kalabilirsin; çünkü mahvolmak bile köle olarak yaşamaktan iyidir."    Winston Churchill

II. ci Dünya Savaşı' nın kaotik ve karanlık günlerini bizzat yaşayan, halkının  çektiği sıkıntı ve acıların  tanığı olan Başbakan Churchill, sözleriyle halkına umut vermiş, cesur olmaları için onları yüreklendirmiştir. Çünkü, cesaretin insanı zafere götürebileceğini biliyordu. Ve tarih, O' nu haklı çıkardı.
Zafer sadece savaşta kazanılan başarı değildir; zafer aynı zamanda  bir yarışma ve uğraşıda çaba harcayarak elde edilen başarıdır da. Hiç bir zafer yoktur ki çaba harcamadan, mücadele etmeden, kayıplar vermeden kazanılmış olsun.İnsan, zafer umudu yokken bile, ayakta kalmak, var olmak için mücadele etmek zorunda kalabilir, mağlup ta olabilir. Ne zaman mücadele etmekten, çabalamaktan vaz geçerse asıl yenilgiyi o zaman kabullenmiş olur ki, hiç bir zafer umudu kalmaz. "Bazı amaçlar o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olmak bile zafer sayılır" der Ahmet Haşim. Mağlup olmak pahasına bile olsa değerli bir amaç  için mücadele etmeye değmez mi?
Dip Not: W.Churchill' in bu sözü blogum için, İngilizce aslından A.M. Kara tarafından çevrilmiştir.