İncir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İncir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2023 Çarşamba

 


YERYÜZÜNÜ İNCİR AĞAÇLARI MI KURTARACAK?


 


- 80 milyon yıldır yeryüzünde var olan incirin tarihi, insandan çok daha eskidir. 

- Yeryüzünde 750'den fazla incir türü olduğu söyleniyor. İncir ağacı diğer bütün bitkilerden daha fazla yabanıl hayatı besler. Yeryüzünde 1200 canlı türü incirle beslenir.

- İncir ağacı insanın evriminde ve medeniyetin doğuşunda da rol oynamıştır.

- Her incir türünün döllenmesini sağlayan kendine özgü bir yaban arısı vardır. Bu ortaklık 80 milyon yıl önce gelişmeye başlamıştır.

- Ficus religiosa adıyla bilinen incir türü iki bin yıldan fazladır Budistlerin ve Hinduların ibadetinde yer alıyor.

- Asya'nın tropik ve tropik altı bölgelerinde gelişen kültürler incir ağacını iktidar sembolü ve ibadet yeri olarak gördü. Bunlar arasında banyan adıyla da bilinen Hint incirinin önemli bir yeri vardır.

- Eski Mısır'da firavunların mezarına başka şeylerin yanı sıra kuru incir de konurdu.

- Türkiye'de yetişen incr (Ficus carica) birçok eski medeniyet için önemli bir besin oldu. Sümer kralı Urukagina beş bin yıl önce incirden söz etmiştir. Kral II. Nabukadnezar, Babil'deki asma bahçelere incir ağaçları ektirmiştir. İsrail'in Kral Süleyman'ı incire şarkılarda övgü dizmiştir. Antik Yunan ve Romalılar ise inciri cennetten gönderilen meyve olarak görmüştür.

- Tarih boyunca incir ağacının sadece meyvesi değil, kabuğu, yaprakları, kökleri ve reçinesi ilaç olarak kullanılmıştır.

- Yanardağ bölgelerinde kurumuş lavların arasından önce incir ağaçları yetişir ve diğer bitkilerin yetişmesinin önünü açar. Bilim insanları ağaçtan arındırma nedeniyle yok olan orman bölgelerinde ormanın yeniden gelişmesini hızlandırmak için önce incir ağaçları dikiyor.

- Bütün bunlar iklim değişikliğinin etkileri bakımından incir ağacının gelecek için umut vaat ettiğini gösteriyor.

- Yeryüzünde birçok kültür ve inanç incir ağacını kesmeyi yasaklamıştır. Fakat bu inançlar yavaş yavaş unutulmaya yüz tutuyor. Bunları canlandırmak işimizi kolaylaştıracaktır. (*)

- Tarım bitkisi geliştirmenin ikinci adımı, M.Ö. yaklaşık 4.000 yılında meyve ağaçları ile zeytinsi yemiş ağaçlarını evcilleştirmek oldu. Bunlar arasında zeytin, incir, hurma, nar ve üzüm vardı. Bu ürünleri yetiştirenler tam olarak yerleşik köy hayatına geçen insanlardı.

- Bereketli Hilal'de ilk evcilleştirilen dört meyvenin hepsinin Doğu Akdeniz'in çok ötelerine kadar yayılmış yaban çeşitleri vardı. Zeytin, üzüm ve incir ilk olarak Doğu Akdeniz'de evcilleştirilmişti. (**)

- Ficus carica, meyveleri yenilebilen incirin botanikteki adıdır. Kökeni Küçük Asya'ya dayansa da Kaliforniya'dan Portekiz ve Lübnan'a, Karadeniz kıyılarından Afganistan'ın tepelerine ve Hindistan'ın vadilerine kadar çok geniş bir coğrafyada bulunur.

- En sert kışlarda incir ağaçlarını hendeklere gömmek ve baharda yeniden çıkarmak tuhaf ama bir o kadar da yerleşmiş bir gelenektir. (Sert kışlarda incir ağacını hendeğe gömme geleneğini ilk kez duydum)

- Adem ile Havva'nın cennetten kovulmasına neden olan yasak meyve elma değil, incirmiş. Bütün dinlerde ve inançlarda yaradılış hikayelerinde incire yer verilmiş.

- İncir ağaçları çok eskiden beri kutsal sayılır. Birçok kültürde incir ağacının gövdesinde ruhlar barındırdığına inanılır; kimi iyidir bu ruhların, kimi kötü, kimi de kararsız ama hepsi de konudan bihaber olanların gözünden ıraktır.

- Bir sepet içinde Tiber nehrine bırakılan Romulus ve Remus adlı ikiz kardeşlerin Ficus ruminalis'in köklerine takılmasıyla dişi kurt tarafından bulunduğu rivayet edilir.

- Yahudilikte, incir ağacının altında oturmak, derin, sofuca bir Tevrat çalışması yapmakla ilişkilendirilegelmiştir nicedir. Ve her ne kadar İsa o malum çıplak incir ağacından pek hazzetmese de yaralarına sürdüğünde Hezekiya'yı kurtaran şifalı lapanın incirden yapıldığı söylenir.

- Hazreti Muhammed, cennette görmek istediği bir ağaç varsa onun incir olduğunu söylermiş -Kur'an da incir adıyla anılan bir sure var.

- Buda, tam da bir Ficus religiosa'nın altında meditasyon yaparken erişmiş aydınlanmaya.

- Bedeviler, anlaşmazlıklarını incir ağacının gölgesinde hallederler; Dürziler, incir kabuğunu saygıyla öpüp incir ağacının etrafına kişisel nesnelerini yerleştirerek marifet'e ulaşmak için dua ederler.

- Hem Araplar hem de Yahudiler evlilik hazırlıklarını incir ağacının yanında yaparlar ve önlerine çıkacak her türlü fırtınayı salimen atlatabilecek kadar sağlam yuvalar kurulacağını umarlar.

- Kenya'daki Kikuyu kadınları hamile kalmak istediklerinde kendilerini incir ağaçlarının özsuyuna bularlar ve ne zaman birisi kutsal bir mugumo'yu kesmeye kalkacak olsa yine aynı kadınlar incir ağacını cesurca savunurlar.

- İncir ağacı çeşitli kültürlerde şu isimlerle anılır; kutsal ağaç, dilek ağacı, lanetli ağaç, hayaletli ağaç, esrarengiz ağaç, tekinsiz ağaç, ruh-hırsızı ağaç. (***)

- Heredot, kuru inciri Lidya'da yaşamın on temel nimetlerinden biri olarak saymış.

- Anadolu topraklarında yetişen ve adını Karia bölgesinden alan Ficus carica yani siyah incir, antik uygarlıklarda bolca tüketilen bir meyveydi.

- Anadolu'da halk arasında "yemiş" olarak da adlandırılan incire "ballı darı", "bardacık" şeklinde de isim verilir.

- Anadolu'da halk arasında incirle ilgili çokça inanış var: Muğla/Fethiye'de incir ve ceviz ağaçlarının altında devamlı yatılmayacağına, eğer yatılırsa inme ineceği ya da ölünceye dek sakat kalacağına; İzmir, Balıkesir, Aydın yöresinde incirin yılanı çektiğine ve meyveleri yenmeyen "erkek incir" olan iğlek'in bereket getirdiğine inanılıyor. Manisa/Akhisar civarında, incir ağacından düşenin iflah olmayacağı, ağacın uğursuz olduğuna inanılır. Mersin/Anamur civarında incir ağacının altına kirli su dökülmez, incir odunu yakılmaz.

- Deyimlerimize de girmiş çokça; "darı unundan baklava , incir ağacından oklava olmaz", "ocağında incir ağacı bitmek", "bir çuval inciri berbat etmek", incir çekirdeğini doldurmamak" gibi...

- Eril ve dişil özellikleri aynı anda barındırdığı için olsa gerek incir ağacı hayatın ve aşkın sembolü olarak kabul görmüş. (****)

Sonuç olarak, çok sayıda dinsel ve kültürel birçok söylenceye konu olan incir ağacı, hem insanlık tarihine tanıklık etmiş hem de onu biçimlendirmiştir. Yeryüzünün geleceği açısından incir ağacını ciddiye alsak iyi olur. İlginç bir ağaç çünkü. :)


Yararlandığım Kaynaklar:

(*) - https://www.bbc.com/turkce/vert-earth-38680161

(**) - Jared Diamond, TÜFEK, MİKROP VE ÇELİK, (s: 162-174)

(***) Elif Şafak, KAYIP AĞAÇLAR ADASI, DK.

(****) acikradyo.com.tr




29 Eylül 2021 Çarşamba

 


"OCAĞINA İNCİR AĞACI DİKMEK" DEYİMİNİN ÖYKÜSÜ





Ocağına incir ağacı dikmek deyimi, halk arasında bir tür beddua olarak kullanılır, ki TDK Türkçe Sözlükte de "birinin evini barkını dağıtmak" anlamındadır. Neden bir başka ağaç değil de incir ağacı bu beddua içeren deyime girmiş? Merak edip araştırdım; bu sayede aslında incir yerken farkında olmadan incir arısını da yediğimi öğrenmiş oldum!

Dişi incir arısıyla erkek incir arısının nesillerini devam ettirmek için incire ihtiyaçları vardır. Çünkü bu arıların döllenmeleri incirde olur. Döllenme sonrasında tozlarına bulandıkları erkek incirden dişi incire uçarak ta incir ağacının neslinin gelecek kuşaklara ulaşmasını sağlarlar. Yani incir arısı yaşamak için incire, incir de incir arısına muhtaçtır; biri olmadan diğeri türünü devam ettiremez. Bu ilişkiye mutualizm adı verilir.

Hava bozduğunda, incir arısı korunmak için kendisine saklanacak kuytu bir yer arar. İncir arısı için en iyi kuytu yerler de terkedilmiş, içinde yaşam olmayan metruk binalardır. Bu metruk binaların bacalarının dibindeki ocak, incir arısına en kuytu yerdir. Çünkü o ocağın dibinde, rüzgar toprağı savurup biriktirmiştir. Bozuk havada bu ocağa sığınan incir arısının kanatlarına yapışmış olan incir tozları ocaktaki toprağa düşer. Zamanla bu toprakta bir minik incir fidanı boy verir. İşte "ocağına incir ağacı dikildi" nin öyküsü budur. *

İnciri hemen herkes bilir ve severek yer ama incir arısını ve görevini ancak incir yetiştiricileri, botanikçiler, ağaçlarla ilgilenenler ve uzmanlar bilir diye düşünüyorum. Bu nedenle incir arısını tanımak ve tanıtmak gerek. Dün yaptığım yürüyüşte beton bir duvarın içinden fırlamış gibi duran ve kocaman bir ağaç olan inciri görmeseydim, bugün bu yazıyı yazmak aklıma gelmezdi. :) İncir ağacının kökleri çok yayılmacıdır ve önüne hangi engel çıkarsa çıksın delip geçer. Dün, incir ağacının taş ve betondan oluşmuş duvarı delip çıktığını ve kendine güzel bir yaşam alanı yarattığını şaşkınlıkla izledim. İncir ağacının köklerinin bu yayılmacı ve engel tanımaz doğası  onun evlerden uzak bir yere dikilmesine neden olur.

İncir Arısı

Dişi incir arısı, yumurtalarını bırakmak için erkek incire girer (erkek incir yenmez, bizim yediğimiz dişi incirdir). Dişi arının kanatları ve anteni, erkek incirin minik aralığından içeri girerken kopar. Dolayısıyla içeri giren dişi incir arısı dışarı çıkamaz. Bundan sonra yaşam döngüsünü sürdürme görevi yavru arılardadır artık.

Erkek yavru arıları yumurtalardan kanatsız olarak çıkarlar. Tek bir görevleri vardır; dişileri döllemek ve içeriden çıkabilmek için incirin dışına doğru bir tünel kazmaktır. Dişi yavrular bu tünelden dışarı çıkarak poleni de beraberinde götürürler. 

Eğer incir arısı yanlışlıkla erkek incir yerine, yediğimiz dişi incirlerin içine girerse içeride üremesi için gerekli koşullar bulunmaz, dışarı da çıkamaz. Çünkü girişte kanatları ve anteni kopmuştur. Bu yüzden ne yazık ki arı içeride ölür. Ama bu gereklidir. Çünkü severek yediğimiz incirin polenleri ancak bu şekilde dağıtılabiliyor.

Kısacası, teknik olarak her incir yediğimizde aslında yanlışlıkla dişi incire girip oradan çıkamayan en az bir incir arısını da yemiş oluyoruz. :) Bu doğal ve olması gereken durum incir meyvesini sevmemizi engeller mi? Hiç sanmam. Beşer şaşar da incir arısı neden şaşmasın değil mi?


Yararlandığım Kaynaklar:

* Yılmaz Özdil - İsim, Şehir, Hayvan, Doğan Kitap.

https://www.ensonhaber.com/saglik/incirle-birlikte-yediginiz-seye-inanamayacaksiniz-o-citirtilarin-sebebi