Mekke Ortak Savunma Anlaşması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mekke Ortak Savunma Anlaşması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2026 Salı

 



ŞU YEMEN İLLERİ NE DE YAMANDIR!

uyduharita.org'dan alıntıdır.


Kahve Yemen'den gelir türküsünü bilmeyen, duymayan yoktur sanırım. Kahve Yemen'de keşfedilmemiş olabilir (kahvenin kökeni Etiyopya'dır) ama kahvenin dünyaya yayılmasına neden olan Yemen'dir. Meşhur "mocha" kahvesi adını, Yemen'in tarihi Muha (Mocha)  liman kentinden alır.

Yemen, Ortadoğu'da Arap Yarımadası'nın güney ucunda yer alan bir ülkedir. Kuzeyinde Suudi Arabistan, doğusunda Umman, güneyinde Aden Körfezi, batısında Kızıldeniz ile çevrilidir. Başkenti ve aynı zamanda ülkenin en büyük şehri olan San'a'dır. Yemen'in başlıca gelir kaynakları; petrol, balık, kaya tuzu ve batıdaki verimli arazilerde yapılan tarımdır.Ülke topraklarında petrol bulunmasına rağmen çıkarılmadığı için gelir içindeki payı düşüktür. Ülkede çöl iklimi etkili olup, yıl içinde toz ve kum fırtınaları görülmektedir.

1517'de Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sonrasında Yemen'deki yerel emirler Osmanlı Devleti'ne bağlılıklarını bildirmişti. 1538 yılına gelindiğinde Hadım Süleyman Paşa, Aden ve Zebid'i alarak Yemen'i doğrudan merkezi yönetime bağladı. Birinci Dünya Savaşı sonunda 1918'de İmam Yahya'nın yönetimine giren Yemen, 1962'de bağımsızlığını ilan ederek Yemen Cumhuriyeti adını almıştır.

400 yıl Osmanlı Devleti'nin egemenliğinde kalan Yemen, Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere ve İngiliz kışkırtmasıyla ayaklanan bazı yerel Arap kabileleri tarafından hedef alınmış, ancak Osmanlı ordusunun direnişi ve İmam Yahya'nın Osmanlıya bağlılığı sayesinde savaş boyunca tamamen işgal edilememiştir. Yemen'de savaşan Osmanlı askerlerinin, isyanlar, hastalıklar, iklim zorlukları ve çatışmalar nedeniyle  kayıplarının 300 bin ile 700 bin arasında olduğu tarihsel kaynaklarda ve araştırmalarda belirtilmiştir. Yemen çöllerinde yüzbinlercesi şehit olan, gidip de dönmeyen Türk askerleri için ağıtlar yakılmıştır. İşte bu ağıtların en ünlüsünün sözleri:

Havada bulut yok, bu ne dumandır?

Mahlede ölüm yok, bu ne figandır?

Şu Yemen elleri ne de yamandır,

Ano Yemen'dir, gülü çemendir,

Giden gelmiyor, acep nedendir?

Yemen'de 1990'larda Şii İslam'ın Zeydi koluna mensup olan Husiler, Şii İslamcı ve siyasi uyanış hareketini başlattılar. Adlarını kurucu liderleri Hüseyin el-Husi'den alırlar. Husiler, resmi adıyla Ensarullah Hareketi, 2014 yılında başkent San'a'yı ele geçirerek, mevcut hükümeti devirmesi sonucunda ülkede iç savaş başlamış. İç savaşta Uluslararası raporlar ve insan hakları kuruluşlarının verilerine göre 150 binden fazla can kaybı yaşanmıştır. 

İç savaş sırasında Yemen Hükümeti'ni destekleyen Suudi Arabistan ile İran destekli Husiler arasındaki siyasi ve askeri egemenlik mücadelesi çatışmaları şiddetlendirmiştir. Bu bağlamda çatışmalar ara sıra da olsa devam etmektedir.

Yemen ile ilgili bu genel bilgileri vermemin nedeni; 15.09.2026 tarihli haber.sol.org.tr internet gazetesinde  yer alan şu haber oldu: "Yemen'de Suudi Arabistan'ın desteklediği hükümet güçleri ile Ensarullah arasındaki çatışmalar devam ederken sahada dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Bu süreçte yeni bölgeleri kontrol altına alan Ensarullah'ın ilerleyişi sürüyor. Çatışmaların özellikle Yemen'in petrol ve doğalgaz sektörüne ev sahipliği yapan Marib ile stratejik açıdan kritik öneme sahip olan Taiz'de yoğunlaşması, Yemen'de yaşanabilecek yeni bir kırılmanın ihtimalini güçlendiriyor."

Son bir haftadır Husiler, Suudi Arabistan'daki petrol boru hatlarını vuruyor. Suudi Arabistan yetkilileri de ABD'den yardım istiyor, şeklindeki haberler dikkat çekiyor. Prens Salman'ın, ABD'nin Husileri vurması için Trump'a başvurduğu ama olumlu bir cevap alamadığı dünya kamuoyuna duyuruldu. ABD'nin İran'a saldırması sonucunda, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması, ardından Husilerin(Ensarullah) Babülmendep Boğazı'nın kontrolünü ele geçirmesi ve yine Husilerin Suudi Arabistan'ın petrol boru hatlarını vurmaya devam etmesi, dünya enerji piyasasını altüst etti. Petrol fiyatları arttı, enerji sıkıntısı gündeme geldi.

Peki, Yemen'deki bu çatışmalar ve Husilerin Suudi Arabistan'ı bombalaması, Türkiye'yi neden yakından ilgilendiriyor? Çünkü yakın bir tarihte; 7 Ağustos 2026'da Mekke'de bulunan Safa Sarayı'nda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"na göre, bir üye ülkeye yapılan silahlı saldırı, tüm üyelere yapılmış sayılacağı maddesinin (kollektif güvenlik) gündeme getirilmesidir.

Bu bağlamda, ABD'li senatör açık açık "Türk askeri Mekke Anlaşması gereği Yemen'e gitsin ve Suudi Arabistan için savaşsın" diyor. Bunun anlamı; Türk askeri, ABD'nin petrol çıkarlarını korusun" değil de nedir? Hem de Türk askerinin Yemen çöllerinde şehit olması pahasına öyle mi? Yemen, artık bizim için, Osmanlı döneminde olduğu gibi vatan toprağı değil, bağımsız bir ülkedir. Dolayısıyla, Yemen'in iç çatışmaları, dış ülkelerle yaptığı/yapacağı  savaşlar bizi niçin ilgilendirsin? Ve devletimiz, henüz T.B.M.M'ce onaylanmayan Mekke Anlaşması'na dayanarak Yemen'e neden asker göndersin? Ve de Yemen ihalesi neden ülkemizin üstünde kalsın? Umuyor ve diliyorum ki, devlet aklı üstün gelsin ve Yemen'e tek bir asker gönderilmesin, gidip de dönmeyen askerlerimiz için yeni ağıtlar yakılmasın...