Gençlik Marşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gençlik Marşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Temmuz 2026 Perşembe

 



YÜRÜMEK SADECE ADIM ATARAK İLERLEMEK MİDİR?




Oldum olası yürümeyi severim. Dolayısıyla yürümekle ilgili kitapları okumayayı da.  Yürümenin sağlığa yararlarının yanında bir de felsefesi vardır. Bu bağlamda okuyup yararlandığım iki kitaptan bahsedebilirim; ilki, Frederic Gros'un kaleme aldığı "Yürümenin Felsefesi" kitabı, ikincisi ise David Le Breton'un yazdığı "Yürümeye Övgü" kitabı. Kısacası yürürken düşünmeyi, çevreyi gözlemlemeyi ve de önemli bir karar öncesi açık havada yürümeyi  seviyorum. Öyle sırf hareket etmiş olmak için değil, yaşam tarzı olarak.

Dr. Nicole Lepera şöyle der: "Yürümek, vücudunuzun sinir sistemini dengelemeye, kortizol seviyelerini düzenlemeye ve hızla akan düşünceleri sakinleştirmeye yardımcı olan doğal bir yöntemdir. Bir karar vermeden önce mutlaka yürüyün."  Düşünüyorum da toplum olarak pek de yürüdüğümüzü ya da yürümeyi sevdiğimizi söyleyemem. Örneğin; yolda karşılaşan iki arkadaş "gel biraz yürüyelim, sohbet edelim" demez de "gel şuraya oturalım da konuşalım" der. :) Sosyokültürel normlarımızda yürümek değil, oturup konuşmak vardır çünkü. Tabii ki bu durumun fiziksel tembellikten ziyade birçok boyutunun olduğunu göz ardı edemeyiz. Özellikle büyükşehirlerde "vakit nakittir" sözünün geçerli olması, koşuşturma içinde yaşamını sürdürenler için yürümeyi anlamsız kılar. Ayrıca şehir planlamaları araçlar (yollar, park yerleri, siteler) üstüne yapıldığı, kaldırımlara bile otomobillerin park ettiği şehirlerde zaten yürümeye çok hevesli olmayanlar için bir engel teşkil eder. Son yıllarda büyükşehirlerde yürüyüş parkurları yapılsa da yeterli değil. İstediğin bir parkurda yürümek için aracınla gitmek zorundasın. Çünkü yürüyüş parkurları her semtte yok.

Toplumdaki fiziksel aktivite eksikliğini veriler de desteklemektedir. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 Türkiye Sağlık Araştırması verilerine göre, bireylerin yaklaşık %86,6'sı düzenli fiziksel aktivite yapmamaktadır.Yürüyüşün başlı başına bir spor veya hobi olarak benimsenmesi için kültürel bir dönüşüme  ve yaya dostu şehirlere ihtiyaç vardır. Birey ve toplum sağlığı açısından çok önemli olan yaya dostu şehirlerin palanlanması, sadece belediyelere bırakılacak bir konu değildir. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın da kaynak ayırıp belediyelerle ortaklaşa çalışması bir zorunluluktur. Tabii zihinsel yeteneklerin ve doğru kararların ancak sağlıklı bir bedene sahip olmakla mümkün olacağına inanılıyorsa...Boşuna dememişler; "Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur." diye.

Not:

1- Çocukluğumdan beri dinlemeyi çok sevdiğim "Gençlik Marşı" yürümeyi en güzel anlatan bir marştır. İlginç bir geçmişi vardır bu marşın. Selim Sırrı Tarcan İsveç Kraliyet Okulu'nda okumuş ve mezun olmuştur. Orada dinleyip ezgisini sevdiği İsveçli besteci Felix Körling'in "Tre Trallande Jantor" (Üç Şarkı Söyleyen Kız) şarkısını Osmanlı İmparatorluğu'na getirmiş, Ali Ulvi Elöve bu şarkıya söz yazmıştır. Gençlik Marşı adıyla 1915-1916 akademik yılından itibaren spor etkinliklerinde bu marş kullanılmaya başlanmıştır. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Anadolu'ya geçerken yolda bu marşı okudukları söylenir. Bu marş, 20 Haziran 1938'de "Gençlik ve Spor Bayramı Marşı" olarak kabul edilmiştir. (Wikipedi)