Botan Vadisi Milli Parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Botan Vadisi Milli Parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Haziran 2026 Salı

 



BOTAN VADİSİ MİLLİ PARKI / SİİRT




Doğu Anadolu gezimin en güzel yanlarından biri doğal güzelliğine hayran kaldığım Botan Vadisi Milli Parkı'nı görmek, Botan Çayı'nda tekne turu yapmak oldu. Ayrıca, Anadolu'nun zengin kültür mozaiğinden bir zenginliği yerinde görmek ve o kültürü yaşayanlarla sohbet etmek, sorduğum sorulara karşılık aldığım cevaplarla yöre kültürünü tanımış, bir süreliğine de olsa yaşayan kültürü paylaşmış oldum. Mustafa Kemal Atatürk'ün kültüre ilişkin söylediği şu  sözü kulağıma küpedir; "Kültür, insanın sahip olduğu değil, insanın içselleştirdiği ve paylaştığı şeydir." Tam da bu nedenle, farklı kültürleri tanımak ve kucaklamak, empatiyi geliştirir, önyargıları yıkar ve evrensel bir bakış açısı kazanmamızı sağlar diye düşünüyorum.

2019 yılında milli park ilan edilen Botan Vadisi, tarihinden çok doğal güzellikleri ve vadide yetişen endemik bitkileriyle ünlü. Ülkemin her bir yanı ayrı güzel, adeta bir cennet. Ülkemizde bulunan çoğu milli parkları gezdim, gördüm. Hem ulaşım kolaylığı hem de doğal güzellik bakımından Botan Vadisi Milli Parkı'nı ilk sıraya yerleştirdim.

Botan Vadisi Milli Parkı Siirt merkeze 25 km uzaklıkta. Siirt-Şırnak karayolundan varmak çok kolay. Siirt, Mezopotamya'nın giriş kapısı olduğundan hava çok sıcak oluyor. Bu nedenle milli parkı gezmek için en güzel zamanlar ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Endemik bitkileri görmek istiyorsanız Nisan ve Mayıs ayları ideal zaman.







Botan Vadisi'nin en ilgi çeken yerlerinden birisi Rasıl Hacar Tepesi ve orada bulunan kireç taşlarının oyulmasıyla Milattan önceki yıllarda oluşan ve barınma amçlı kullanılan iki oda bir salondan oluşan çok geniş Taşbaşı Mağarası'dır. Mağaranın hemen yanında dikine yükselen ve atlama taşı denilen bir kaya bloğu da bulunmaktadır. Mağaranın az ilerisinde ise Delikli Taş bulunmaktadır. Bu tepeden Botan Vadisi'ni tüm güzelliği ile izleyebildim. Bol bol fotoğraf çektim. Bu tepede yamaç paraşütü de yapılıyormuş.





Dicle Nehri'ninen önemli kolu olan Botan Çayı, Botan adı verilen tarihsel bir bölge olan;  Şırnak, Siirt, Mardin'in doğusu ve Batman bölgesini kapsıyor. Adını geçmişteki Botan Beyliği'nden almıştır. Bölgede bulunan Batman ili de adını Botan'dan alır. Ayrıca Sokrates'in öğrencisi Ksenofon M.Ö. 400 yılında yazdığı Anabasis (Onbinlerin Dönüşü) adlı eserinde Botan Çayı'ndan oldukça fazla bahsetmiştir. 




Botan Beyliği (1338-1855)

Botan Beyliği (veya Botan Emirliği), 1338 ile 1855 yılları arasında günümüz Türkiye'sinin Güneydoğu Anadolu (Şırnak, Siirt, Batman) ve Irak'ın Kuzey bölgelerinde hüküm sürmüş güçlü bir Kürt beyliğidir. Tarihi merkezi, Dicle Nehri kıyısındaki stratejik konumuyla Cizre'dir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde özerk bir yapıya sahip olmuş, merkeze bağlı ancak kendi içişlerinde bağımsız bir emirlik olarak varlığını sürdürmüştür. Osmanlı İmparatorluğunun merkeziyetçilik politikaları ve Tanzimat Fermanı ile birlikte, bu tarz özerk yapıların ortadan kaldırılmasının gerekliliği üzerine 1855 yılında Botan Beyliği, Osmanlı yönetimi tarafından feshedilerek doğrudan merkeze bağlanmıştır.

Anabasis Yolu, M.Ö. 401 yılında Pers prensi Kyros'un tahtı ele geçirmek için topladığı Yunan paralı askerlerinin (onbinler), Kunaksa Savaşı'nı kaybettikten sonra Babil yakınlarından başlayıp Siirt üzerinden Doğu Anadolu'yu geçerek Trabzon (Karadeniz) sahiline ulaştığı tarihi kaçış rotasıdır.

Ksenofon'un yazdığı Anabasis (Onbinlerin Dönüşü) eserinde Yunan ordusunun dönüş yolunda karşılaştığı ve ve geçmekte çok zorlandığı debisi fazla olan Botan Çayı Kentrites adıyla anılır.

Perslere karşı savaşan ve komutanları öldüğü için ülkelerine dönmeye çalışan Yunan paralı askerleri, dağlık Kardukya (Karduchi) bölgesinden geçerken Botan Nehri (o zamanlar nehirmiş) ile karşılaşırlar. Nehrin  bir tarafında düşman kabileler, diğer tarafında ise Pers süvarileri onları beklemektedir. Ordunun nehri zorlu geçişi ve yaşadıkları bu gerilim Ksenofon tarafından detaylıca tasvir edilir. (DergiPark, 31 Ocak 2024, Sayı:79)

Eser, Anadolu'nun antik çağ coğrafyasına ve yerel halklarına ışık tutması bakımından büyük bir tarihi öneme sahiptir. (Vikipedia)

Botan bölgesini gezerken aklımda, ezberimde olan Ahmed Arif'in "ANADOLU" şiirinin ilk dörtlüğü vardı:

Beşikler vermişim Nuh'a

Salıncaklar, hamaklar,

Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,

Anadoluyum ben,

Tanıyor musun?


Not: Anadolu'yu tanımak için gezip görmeye devam...








Not: Fotoğrafların tümü tarafımdan çekilmiştir. İznim olmadan kullanılamaz!