5 Nisan 2026 Pazar

 



DÜNYANIN ÇATISI NEPAL'E KÜLTÜREL VE MİSTİK BİR YOLCULUK HİKAYESİ

- 2-

"Bilginizi paylaşın. Bu, ölümsüzlüğe ulaşmanın bir yoludur."  - Dalai Lama


İki gece konakladığımız Nagargot köyü, dağın yamacına kurulmuş, yeşillikler içinde teraslama şeklinde inşa edilmiş binalarıyla, her yerden Himalayaların eşsiz manzarasını görmeye olanak sağlıyor. Balkona çıkıp sabah güneşin doğuşunu, akşam da eşsiz gün batımını izlemek insana huzur veriyor. Nagargot Köyü, deniz seviyesinden 2.175 metre yükseklikte ve en güzel Himalayalar manzarasının görüntüsüne sahip. Katmandu merkezinden otobüsle, dağa tırmanmak 1,5 saat sürüyor. Dağ yolu toprak ve çok dar; iki araç yan yana gidemeyecek kadar. Ama dağa doğru çıkıldıkça Katmandu Vadisi'nin manzarası ile Himalayaların heybeti  görülmeye değer.

Nagargot panoramik yürüyüş parkurunda, güneşli bir günde ve de sakin ve temiz dağ havasında 3,5 saat yürüyüş yaparak Changu Narayan Tapınağı'na vardık. Parkurda, ilk kez gördüğüm ağaç türleri, çalılar ve aşina olduğum kır çiçeklerine rastlamaktan mutlu oldum. 

Changu (Çangu) Narayan Tapınağı:




Changu tepesinde bulunan eski bir Hindu tapınağıdır. Tapınağın M.S. 4. yüzyılda inşa edildiği ve Nepal'deki en eski Hindu tapınaklarından biri olduğu düşünülmektedir. Tapınak, Hinduizm'deki üç ana tanrıdan biri olan Lord Vishnu'ya adanmıştır.


Tanrı Shiva ve eşi Parvati.

Tapınak, champak ağacı ormanı ve Changu olarak bilinen küçük bir köyle çevrilidir. Tapnağın adının champak ağacından aldığı düşünülmektedir. Yol boyunca champak ağaçlarının kışın bile yaprak dökmeyen yeşil yaprakları ve kahverengine dönüşmüş meyveleri yürüyüşçülere eşlik etti.  Champak ağacı, manolya familyasından bir ağaçtır. Ve Haziran-Eylül ayları arasında çiçeklenir. Orman kıyılarında açan rengarenk ve mis kokulu çiçekler de cabası. 




Tapınak, 1979'da UNESCO tarafından Katmandu Vadisi'ndeki diğer 6 anıt bölgesiyle birlikte Dünya Mirası Alanı olarak tanındı. Bunlar arasında, başka bir tapınak kompleksi olan Pashupatinath, Katmandu Durbar Meydanı, Patan ve Bhaktapur şehir merkezleri ve Budist sit alanları Swayambunath ve Bauddhanath da bulunuyor.





Pashupatinath Tapınağı:




 

Hindular için en önemli hac noktalarından birisi olan Pashupatinath Tapınağı, Tanrı Şiva'nın tapınağı olarak kabul edilmektedir. Tapınak, Bagmati Nehri'nin kıyısında yer almaktadır. Tapınağı ziyarete gittiğimde havasının ve kokusunun bana çok ağır gelmesi nedeniyle Bagmati Nehri'ni ve yakma töreninin yapıldığı yerleri görüp fotoğrafladıktan sonra otobüse dönüp, oturdum. Dolayısıyla tapınakta yapılan ayinleri, ancak kardeşimin çekmiş olduğu fotoğraflardan izleyebildim. Havası ağır geldi, çünkü Nepal ve Hindistan'dan gelen Hinduların buraya ölmek için geldiklerini öğrendim. Hindistan'ın kutsal Ganj Nehri kıyısında bulunan Varanasi tarihi şehri Hinduizm'in yedi kutsal şehrinden biri (Sapta Puri) ve Şiva'nın şehri olarak kabul edilir. Burası "ölümün başkenti" olarak da bilinir. Hindular tarafından hac merkezi olarak yoğun ilgi görür. Hindular için Varanasi'den sonra ikinci önemli hac merkezi olarak kabul edilen Pashupatinath Tapınağı'na gelen Hindular, Varanasi için kullanılan deyimi burada da kullanırlar. Bu deyim, "Yaşamak için değil, ölmek için gelinen yer"dir.

Burası kutsal ölü yakım alanıdır. M.S. 1. yüzyıldan itibaren Bagmati Nehri kıyısında Hindular ölülerini yakmakta ve bu ölüm ritüellerini  Aghoriler yapmaktadır. Hindu olup öldükten sonra bedenleri yakılmayanlar ise hamile kadınlar, bebek ve çocuklar ile kobra tarafından ısırıldıktan sonra ölenlermiş. Kobra yılanı kutsal kabul edildiği için ısırıkla ölenler yakılmayıp hamile kadınlar, bebek ve çocuklar gibi cesetleri Bagmati Nehri'ne atılıyormuş.




Aghoriler Kimdir, Görevleri Nelerdir?





Nepal'deki Aghoriler, özellikle Katmandu'daki Pashupatinath Tapınağı çevresinde görülen, Hinduizm'in en sıra dışı ve aşırı uçlarda yaşayan mistik bir gruptur. Genellikle mezarlıklarda yaşayan, vücutlarını ölü külleriyle kaplayan ve ölü bedenlerle ritüeller gerçekleştiren aghoriler, dualiteyi (iyi-kötü, saf-kirli) reddederek evrendeki her şeyin kutsal olduğuna inanırlar. Ölüm ve çürüme ile iç içe yaşayarak korkuyu yenmeyi ve tanrı Shiva ile birleşmeyi amaçlarlar. Genellikle toplumdan uzak, mezarlık ve yakma alanlarında yaşarlar.Bazı kaynaklarda ölü insan eti yeme gibi iddialarla gündeme gelseler de, temel amaçları kutsal ile lanetli arasındaki farkı ortadan kaldırmaktadır. Aghoriler, genel Hindu toplumu tarafından korku ve saygıyla karşılanan, oldukça marjinal bir inanış grubudur. 



Patan Durbar Meydanı:



Turistlerin belli bir ücret ödeyerek girdiği Patan Durbar Meydanı'nda, çok sayıda heykel ve Krişna Tapınağı bulunmaktadır. Patan Durbar Meydanı, Lalitpur (eski adıyla Patan) şehrinin merkezinde yer alan ve Katmandu Vadisi'ndeki üç ana Durbar Meydanı'ndan biridir. Bu alan, dünyadaki en eski Budist şehirlerinden biri olarak kabul edilir. Nepal'in yaşayan mirasını gözler önüne seren Patan, "Güzel Sanatlar Şehri" olarak tanınır. Bu meydanda Hindu ve Budist etkilerinin uyumlu birleşmesini temsil eden karışık tasarımlara sahip antik saraylar ve tapınaklar bulunmaktadır.







Bhaktapur:





Bhaktapur, Katmandu Vadisi'nde yer alan tarihi bir antik kenttir. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan şehir, korunmuş Ortaçağ mimarisi, Hindu tapınakları ve el sanatlarıyla bilinen kültürel dokusuyla "Müridler Şehri" olarak ünlenmiştir ve Nepal'in en önemli turistik merkezlerinden biridir. 

Bhaktapur, 15. yüzyıla kadar Malla Hanedanlığı'nın başkentiydi. Şehir, ahşap oymacılığı, tuğla işçiliği ve pagodalarla süslü tarihi Durbar Meydanı ilemutlaka görülmesi gereken alanlardan biridir. "Müridler Şehri" (Khwopa) olarak anılır ve Nepal'in geleneksel yaşam tarzını, festivallerini ve el sanatlarını  (özellikle çömlekçilik) yansıtan önemli bir antik kenttir. Nepal'in en yüksek tapınaklarından biri olan Nyatapola Tapınağı burada bulunur.





Bhaktapur'da Bulunan Altın Çeşme (M.S.1688)





Kral Jitamitra Malla'nın yaptırdığı bu avlu, günümüzde yok olmuş Thanthu Sarayı'nın bir parçasıydı. Altın çeşme, farklı hayvan figürleriyle süslenmiş olup M.S. 1688 tarihli üç bölümlük bir yazıta sahiptir. Bu nedenle bu çeşme, o dönemdeki sarayın farklı bölümleri ve avluları ile hakim su kültürü ve mirası hakkında bilgi edinmek için çok önemlidir. Taleju tanrısına tapınmak için gerekli olan kutsal su, bu çeşmeden getirilir. 

Nepal'e Özgü Thangka (Tanka) Resim Sanatı:



Nepal'e özgü Thangka (Tanka), pamuk veya ipek üzerine yapılan, Budist tanrılarını, mandalaları veya sahneleri tasvir eden geleneksel rulo resim sanatıdır. 11. yüzyıla dayanan bu sanat, meditasyon, eğitim ve dini hikaye anlatımı için kullanılır. Karmaşık detayları ve dini anlamıyla Nepal kültürünün önemli bir parçasıdır. Tanka, rulo haline getirilerek taşınabilir. Pamuklu bez veya ipek üzerine, mineral bazlı doğal boyalarla çok ince detaylar işlenerek yapılır. Nepal'in özellikle Katmandu Vadisi'ndeki Newar topluluğu ve Tibet kökenli halklar arasında gelişen, Hindistan ve Tibet etkileri taşıyan köklü bir gelenektir.

Katmandu'da faaliyet gösteren bir Thangka Okulu'na gittik ve resimlerin nasıl yapıldığını yerinde gördük.



Nepal'de tarih boyunca Hinduizm ve Budizm adeta iç içe girmiş ve birbirinden etkilenmiş ve bağdaştırıcı bir yapı oluşturmuştur; birçok kişi her iki dinin tapınaklarını da ziyaret eder. Özellikle Katmandu Vadisi, hem Hindu hem de Budist hac merkezleri açısından çok zengindir. Kısaca, Nepal'de dini hayat, derin bir kültürel çeşitlilik ve hoşgörü ortamında, tapınaklar ve festivaller etrafında şekillenmektedir.

Nepal gezimden sonra yazmış olduğum üç blog yazımda, Nepal halkının çoğunluk inancı olan Hinduizm ve tapınaklarından bahsettim. Son yazım ise Budizm ve stupalarla ilgili olacak. Tibet Budizm'i ile genel Budizm arasındaki farkları da kısaca anlatacağım.


Yararlandığım kaynaklar:

- en.wikipedia.org

- AI Bakışı



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder