Ölüm Çiçeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ölüm Çiçeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2015 Pazar




ÖLÜM  ÇİÇEĞİ
(LAVİNİA)


Bir çiçek düşünün ki, adı ölümle anılsın ve "ölüm çiçeği" olarak adlandırılsın. Çiçeğin adı; Lavinia.  

Lavinia! Ölüm çiçeği,Titus adlı Romalı generalin bahtsız kızı, Özdemir Asaf' ın platonik aşkına yazdığı ünlü şiiri ve Hilmi Yavuz' un "Lavinia İçin Sonnet" i. Meğer, ne çok hikayesi varmış bu güzel çiçeğin. Araştırdığımda öğrendim. Hikayeler farklı olsa da sonları aynı: Mutsuzluk ya da ölüm. İşte güzel Lavinia'nın hikayesi:

"Roma İmparatorluğu'nun baş kumandanı Titus Andronicus'un kızıydı Lavinia..
Dünyalar güzeliydi..
Babasının aksine hayat doluydu..
Öldürmeyi değil, yaşatmayı severdi..
İyi kalpliydi, yardımseverdi, merhametliydi..
Titus'un savaşta olduğu birgün, düşmanları Tamora'nın iki oğlu tarafından tecavüze uğradı..
Haber Roma'ya tez yayıldı..
Titus savaştan döndükten sonra kızını kendi elleriyle öldürdü..
Şehrin uzağında bir tepeye gömdü..
Aylar sonra mezarının üzerinde bir çiçek çıktı..
O çiçeğe de Lavinia dediler..
Ölüm çiçeği demekti.
Ya da Misk çiçeği.
Bazı yörelerde yavşan otudur adı.

*  *  *
Her çiçek bir kelebektir aslında..
Kelebeği yaşatan çiçektir..
Çiçeği çoğaltan da kelebek..
Çiçeksiz yerde kelebek olmaz..
Kelebeksiz yerde çiçek çoğalmaz..
Çiçeğin üzerine konan kelebek, aynı zamanda tat alma organı olan ayaklarıyla balözünü test eder..
Tadı hoşuna giderse, kıvrımlı hortum şeklindeki ağzını uzatarak o balözünü emer..
Özellikle mavi kelebekler çok seçicidir..
Her çiçeği emmezler..
Onlar en çok Lavinia'nın(ölüm otu) balözünü severler.." *


Düşünüyorum da "mavi kelebekleri" çok sevmemin, doğada yürürken onları görebilmek için algılarımı açık tutmamın bu öyküsünü bildiğim Lavinia ile ilgisi olabilir mi? diye..
Sonra Hilmi Yavuz'un şiiri gelir aklıma: "sana yas değil elbet, yaz yaraşır lavinia"  dizeleri ve ölümü düşünmeyi ertelerim bir başka sonbahara..



LAVİNİA İÇİN SONNET

"sana da yas yaraştığı söylenir, öyle değil!..
 birden bir dal kırılır, hani düşer ya suya,
 sen o akarsusun...akma!..kendine eğil,
 orda gördüğün dalı, ey solgun Lavinia,
 sanki tanır gibisin...belki eski yerinden
 göçmüş bir yaz sözünde unutulan zakkumu
 usulca büyüttündü, akarak ta derinden;

 anımsa, öpüşlerdeki taşı, çakılı, kumu...

 nerde bir yaz olduysa o dalı taşır şimdi;
 ah! al götür, al götür...bırakma bir kuytuda;
 sen onu bıraktıkça ona yaraşır şimdi
 yas... ansızın köpüklerle sevişen bir duyguda...


 kırık...o yaz aynalarda durulsun diye güya
 sana yas değil elbet, yaz yaraşır lavinia..."

 Hilmi Yavuz


 Şiir, siir.gen.tr' den alıntılanmıştır.


 * http://www.haberhurriyeti.com/lavinia-cicegi-mavi-kelebegin-dansi-176005.html